Sizden Gelenler
Bu güne kadar yapmış olduğumuz tüm çalışmalarda velilerimiz ve öğrencilerimizden gelen geri bildirimler hem motivasyonumuzu yükseltmesi hem eğitim kalitemizi arttırması açısından son derece önemli. Bu sayfada veli ve öğrencilerimizin görüşlerini sizlerle paylaşıyoruz. sizde fikirlerinizi ilişikte ki yorum bölümüne yazabilirsiniz.
Semra ÇEKİÇ Performans otistik bireyler kış spor okulunu arkadaşımdan ilk duyduğumda düşüncelerim çok olumlu değildi, otistik çocukların spor konusunda başarılı olacaklarını düşünmüyordum. Ancak ,Alp hafta sonları çok boş kalıyordu zamanı nasıl değerlendireceğimizi bilmiyorduk. Arayış içerisinde ve denesek ne kaybederiz düşüncesi ile başladık spora, iyi ki başlamışız. Alp’te bir senedir çok büyük değişiklikler var. Oğlum bir çok konuda artık daha esnek her konuda daha istekli. Daha önce eline top almayan ve topa ilgi duymayan Alp şimdi Basketbol oynuyor, top sürüyor, Masa Tenisi oynuyor, Paten kayıyor, yüzüyor. Doktorumuz da Alp’teki değişiklikleri görüyor ve devam etmemizi söylüyor. Performans tarafından düzenlenen yıl sonu etkinliğinde “Yaşam Engel Tanımaz” çocuklarımız müthiş bir paten gösterisi izlettiler bize. Bu gece bizim için çok önemliydi çünkü çocuklarımız bizden bağımsız hatta herkesten bağımsız kendi şovlarını yaptılar. Hepimiz onlarla gurur duyduk. Performans yönetimi ve Antrenörleri çocuklarımıza bir şeyler katabilmek için büyük özveri ile çalışıyorlar ve bunu da başarıyorlar. Eşim ve ben oğlumuz Performans ailesinin bir üyesi olmaktan son derece mutluyuz. Performans yönetimine ve antrenörlerimize çok teşekkürler. Semra – Ahmet ÇEKİÇ
Performans ailesi olarak yapmaya çalıştığımız şey, çocuklarımızın tanıları gereği yararlanamadıkları, oyun hareket, doğal öğrenme, yaparak öğrenme gibi temel haklarını kaznmalarını sağlamaktır. Alp geldiği güne göre çok mesafe kat etmiş öğrencilerimizden birisi stereotip hareketlerinin azalması ergenlik döneminin ikinci aşamsında olmasına rağmen, tepki süresinin kısalması ve motorik becerileri uygulmakta ki becerisi bizide sonderece mutlu ediyor. Özellikle kaynaştırma çalışmalarına çok çabuk adapte olacağı görüşündeyiz. Son zamanlarda konuşma diyaloglarına fiziksel anlatım yerine sözel ifadeye ağırlık vermesine bakılırsa Alp doğru yolda ilerliyor diyebiliriz.
Sıcaktan bunalmış, kaygıyla Yunusu izleme için türübüne çıktım. Havuzun içindeki çocukların bir ikisini de taradım gözlerimle Yunus yoktu. Çocuklar mutluydu kimi dibe dalmış, kimi kulaç atıyor kimiyse öğretmenine sarılmış suyun tadını çıkartıyordu. Yunus yoktu, birden yüzen çocuklardab birisine takıldı gözüm bu benim oğlum Yunus Emrem di. Yüzüyordu, dikkatle ve sevinçle izledim. Mutlulukta insanın canını acıtır bazen, içim acıyordu ama mutluluktan gururdan. Suyun içinde oradan oraya gidip duruyordu. Çok komikti, kurbağayı yüzerken gördünüz mü bilmem oğlum tıpkı bir kurbağa gibi yüzüyordu. Bir yıl öncesine döndüm birden, şimdi mutlu olduğum bu havuzdan gözyaşlarıyla ayrıldığım günlere, Yunus Emre sudan korkuyor ve hareketsiz durduğu için üşüyordu. Ben onu mutlu etmek için uğraşırken o ağlıyor kendini yerlere atıyordu, sonunda o kazanıyor gözlerim yaşlı havuzu terk ediyorduk. Onu mutlu etmek isterken üzmekten incitmekten hep korktum, halada korkuyorum öylesi masum öylesi tatlı ki. Bugün tam karşımda havuzun içinde mutluluk çığlıklarıyla yüzüyordu, komikti hemde çok ama yüzüyordu. Neler neler atlatmıştık geçmişte onunla geçmişe döndüğümde hayatımızda ne çok eksikler varmış. Yolda yürürken birkaç adımda bir düşerdi, canı yanar diye aklım çıkardı, her zaman arabalarıyla anlamsız anlamsız oynardı, öyle çok top aldım ki ona ama hiçbir zaman sevmedi, eline bile almadı. Artık pes etmiştim ki spor eğitimine başladık altı yıldır onlarlayız çok şey başardık topu sevmeyen çocuk şimdi elinden düşürmüyor. Hedefi belirliyor ve topu atıyor. Serhat hocanın bir sözü var her zaman söyler “ Abla Yunus’a potaya top atmayı öğrettik iyi mi ettik kötü mü ettik bilmem” iyi ettik hem de çok iyi ettik. Ama kızdığım anlarda oldu tabii özellikle geçen yaz boyu salonun lambasını sürekli değiştirmek zorunda kaldım sonunda kafesli bir lamba adlımda kurtulduk . Yunus mutlu evdeki vaktinin çoğunu topla geçiriyor. O mutlu tabii bende.
Hayal bile edemeyeceğim kadar gelişti Yunus. Hiç düşmeden koşuyor artık, merdiven basamaklarını bir yere tutunmadan inip – çıkıyor, yüzüyor, paten kayıyor, ata biniyor. Bizim hayal bile edemeyeceklerimizi onlar ettiler ve inandılar. İnandığım ve savunduğum bir gerçek var artık. Durumu ne olursa olsun fırsat verilir ve inanılırsa bu çocukların yapamayacağı hiçbir şey yok. Buna bizden de önce Kurtuluş hoca inanmış ve hayal etmiş. Biz şimdi Performanstayız ve hep orada olacağız. Yunusun özgür ve mutlu olduğu, bir şeyler başarabildiği, nadir yerlerden birisi burası. Burada ki yürekler gencecik, inançlı, sabırlı, her şeyden önemlisi hiçbir çocuğa otistik gözüyle bakmıyorlar. Yunus onlar için ne bir engelli nede bir otistik. Yunus sadece bir çocuk. Teşekkürler Kurtuluş Hoca, Koray hoca, Emre Hoca, Serhat hoca ve diğer antrenörler hepinize herkese TEŞEKKÜRLER
Suzan TEKBAŞ
Yunus Emre TEKBAŞ’ın Annesi